” 5 papel ”

Hayatı 5 papel’e satın almışız. . .

‘Uncategorized’ Kategorisi için Arşiv

Selanikliler Derneği / Haftasonu /

Yazan: admin Kasım 15, 2009

Görüntü106

Her sene geleneksel olarak düzenlenirmiş. Mahmutbey Selanikliler Derneğinin bu organizasyonu fazlasıyla dikkatimi çekti. Günler öncesinden çoluk, çocuk, kadınlar, adamlar, genç kızlar ve genç erkeklerin hazırlılıkları başlıyor önce. Yemekler hazırlanıyor müthiş bir dayanışmayla. . . Yüzler gülüyor. Duruşlar aynı. . Mahmutbey Camii’nin avlusunda gerçekleşen Pilav gününe neredeyse tüm Mahmutbey katılıyor 7 den 70′ e.

Koca bir Türk Bayrağı ile Atatürk posteri asılıyor cami avlusuna.

Gün muhteşem. Hava aydınlık.

Kare kare fotoğraf alınıyor tablodan.

ism?

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Buğulu Cam

Yazan: admin Kasım 4, 2009

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Hoşca kal

Yazan: admin Kasım 3, 2009

Ellerimin altından kayıp giderken harfler yazdıklarımın sıfatına bakmıyorum. İçimdeki bu acıyı bastırabilecek bir sevinciniz kaldı mı elinizde?

Sağ yanıma yaslanmış sol yanımın kırıklarıyla boğuşuyorum. Gözümden art arda düşerken ömrüm, sormuyorum neden.

Bir kez daha kırılıyorum kırıklarımdan. Biraz kendimi unutmak, biraz gözyaşlarımı uyutmak adına eskileri karıştırıyorum. Küflenmiş yalnızlık senaryoları atılıyor yüzüme. Bir bıçak gibi geçiyor ensemden günler. Ve zaman mutluluğu ütopik bir kurgu olmaktan çıkaramıyor.

Şehrin görünmez yüzüne yarım yüz portreler asıyorum. Her resimde farklı bir duruş; ama aynı yüz, aynı düş… Korkma! Bir yanı silinmiş bir yüz olsan da görünmüyorsun. Kayboluyorsun karanlığımda. Bense, şehrin ışıklarında bir hüzün büyütüyorum kundaklarda.

Korkaklığımın ellerinden tutmuş ve susmuştum zamanlarca. Cesaretime inanıp söktüğümde sesimdeki dikişleri, ansızın yer bulduğum bir hayatın içinden öyle kolayca çekip gidemeyeceğimi bilemezdim. Ki demiştim; “hemen gitmeliyim”
Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

29 ekim

Yazan: admin Ekim 29, 2009

29EkimŞehir Stadyumunda kutluyoruz 29 Ekim’i. İlçenin tüm liseleri tören alanında. Mülki Amir, Belediye Başkanı, Orduyu temsilen bölge komutanı. . . Ve çeşitli üst düzey davetliler. . .

Bando takımı hazır. Renkli kişilerden oluşuyor. Güzel kızların elinde yine o bilindik trampet. Şişman, yapılı çocuğun elinde davul. . .

Kolbastı ekibide hazır stadyumda.

Çoşkuyla söylenen İstiklal Marşımızdan sonra çağdaş sunucularımız proğramı başlatır. Malum üç beş liseden şiir ve düz yazılar okunur. Okuyanlar için ayrı bir heyecan. . . Ardından Kaymakam’ın konuşması.

Sonra. . .Bando takımımız ”meşhur bir eda” ile çalmaya başlar enstrumanlarını.

Askeri düzen alınmıştır stadda.

”Sol sağ sol” sesleri duyulmaya başlanmıştır. Bayraklar protokolün önünden geçer. Ardından liseler askeri yürüyüşle protokolü selamlar. . . Bölge Komutanı Askeri selam ile selamlar tüm geçiş yapan öğrenciler. . .

Muazzam bir duruş. . . Bando sesleri müthiş bir fon. . .

Öğrencilere eşlik eden öğretmenlerin askeri yürüyüşleri dikkat çeker.

Türk Bayrakları sallanır tribünlerden. Çokşu had safhadadır.

Bölge komutanını seyrediyorum. . . Hiç duruşundan taviz vermeden yaklaşık 25 dakika geçenleri asker selamı ile karşıladı. . .

Annesini kaybeden ufak bir kızın göz yaşları bitirdi töreni.

Hiçbir cümle tatmin etmiyordu kendisini. Koca, büyük, yüce abilerinin inanın hiçbir cümlesi tatmin etmiyordu. Güven vermiyordu. . . Ağlıyordu ”annem nerde” diyerek. . .

Belkide hiçbir göz yaşı bu kadar samimi değildi ? diye düşündüm o an . . . Nice gözyaşlarına şahit olan biri olarak bu kanıya varıyordum. Küçük kızın saf, temiz, beklentisizce ve sevgi dolu, bağımlılık ifade eden göz yaşı karşısında düşünmemek elde değil. . .

İşte böyle. . . 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız da rutin bir şekilde bitmek üzere.

Resmi tatilin, gayrı resmi yazarı. . .

Keşke yarında Resmi tatil olsa di mi ?

Hatta cumartesi, hatta pazar ?

Dinlemeye ihtiyacımız var. . .Uyumaya ihtiyacımız var. . Belki de güzel bir tatile ihtiyacımız var ?

Şimdilik beklemeye devam etmeliyiz. Ekim, günün anlam ve öneminden de anlaşılacağı gibi bitmek üzere. Ardından Kasım. . . Kasım muhtemelen çabuk geçer. Gerçi zannedersem içinde Kurban Bayramı da saklı bu sene ? Kasım geçer işte. Aralık ayı da kısmen ”rutin”. Aralıkta ailemizin şimdilik son organizasyonu inş. Bakalım hayırlısı. . .

Vee Ocak. . .

Malum yışbaşı heyecanı.

Zeki Müren’in unutulmayan şarkısı. . . ”Karlar düşer, düşer düşer ağlarım” dinlemelisiniz. Ocak ayı ile bütünleşiyor hayal dünyamda. . .Beklenmedik yerlerde kulağımıza söylenebiliyor.

Yeni yıl neleri beraberinde getirir bilemeyiz.

Geçmiş yıların neleri getirip, götürdüğünün muhasebesini yapmalıyız. Aynı hatalara düşmemeliyiz. Aynı yanlışlara bulaşmamalıyız. Aynı sözlere kanmamalıyız. Aynı kumarı oynamamalıyız. Kısaca geçmiş yılların muhasebesini yaparak gelecek yıllara yelken açmalıyız ömür yettiği müddetçe. . .

Mesela 2010 yılına mutlaka bir Karedeniz Turu yapmalıyız. . .

Açık Öğretim Fakültesinde 6 dersin 5′inden kalmamalıyız. . .

Annemize en güzel çiçeği almalı, en güzel cümleleri on/a/lara  kurmalıyız. .

Yine karışık bir yazı. . . ”kısmi tatil bize yaramıyor”

Evde bile hoş karşılanmadık. . .Malum temizlik modunda anne. Bu halini hiç sevmem evin. Kıyıda köşede yemek. En fazla pc’nin başına sığınmak : )

Ekim’in yağmurları hoş bir seda bıraktı kubbemizde. Kasım’ın neler getireceği belli değil. Kış çabuk geçer malum ömrümüzden. Yeni yıl, yeni hayırlara vesile olur. 2011 zannedersem zor olur. . .

Şairin sözleriyle kapatalım konuyu. . .

”Kim bilir?
Belki geç kalmışlığımızdandır, sonbahar oluşu ”

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Hftsnu /

Yazan: admin Ekim 18, 2009

ilknr

İlknur

Resim 200

Beyza Nur

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Leylaklar açmış. . .

Yazan: admin Ekim 12, 2009

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Haftasonu /

Yazan: admin Ekim 11, 2009

byazıt

Sonbahar / Beyazıt / 2007

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Sen. .

Yazan: admin Ekim 1, 2009

Dinlemeniz gerekiyor.

Dinlemen gerekiyor.

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Asya

Yazan: admin Eylül 30, 2009

Doğru olanı tercih ediyor. Sevgi ; iyilikti, dostluktu ve sevgi emekti tabiki. . .

Doğru olanı tercih etti.

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Bay bay Ramazan, çok şekerdin.

Yazan: admin Eylül 22, 2009

Feride / habr7.com

Bak azizim!  Sılai rahim,  toplu geyik mesajlarıyla nice nice bayramlara erişim hizmeti veren sms şirketlerinin ensesini kalınlaştırma yarışı değildir.(!)

Bak evlat! Sevgiline alacağın eşarp parasından kısmayı conconluk yasasını ihlal etmenin pişmanlığını bir yoksuldan saklasan bile Allah’a belli edersin. İçten ver ki dışarıda kalmayasın kuzucum(!)

Bakın başkanlarım (!) Semtinizdeki çocuklara adınızın yazılı olduğu tişörtleri kazakları çantaları kalemleri vermek hizmet değil egonuzun reklamıdır. Sadakanın reklamı olsaydı sahabelerden bu yana Asr-ı saadet ajansı kurulur Müslümanlar da kaymağını yerdi.(!)

Siz evet siz kalemi Molla Fenari gibi tutunca efendi gibi yazacağı umulan jetonla çalışan entel İslamcılar, bayılana köşe ayılana kenar gösteren çok bilmişliğin kutsal otoriteleri, Levanten ağızla yatıp sadrazam kılıcıyla kalkan mutantan insanlar bayram geldi haydi kucaklaşıncı kafileye dahil edip bayram sonrası kalem bileyen çok sevimli kardeşlerim(!)

Kaleminizin sihriyle ferideyi polemik sultan ilan edeceğinize onun eleştirdiği cemaat liderlerini Süleymaniye avlusunda kucaklaştırın ben de kendimden utanayım, aynaya bakacak yüzüm kırılsın o zaman kırılsın da ben de kendilerinden olmayanları din dışarı atanların kucaklaştıklarını görüp asıl bayramın bu olduğunu yazayım(!)

Ve reformist ağızla mübarek algıyı değiştirmeye çalışan şeker bayramcı modernist terminoloji ahmakları, bayrama çook şeker oruca diyet kılıfı ören zoraki kardeşlerim, siz kendi derneklerinizde protokolünüzde meydanlarınızda ÇOK ŞEKERR bayramınızı en hiçten dileklerinizle kutlayın ben RAMAZAN BAYRAMINI şekerle ezip tozuyla savurmaya çalışanların dayattığı dili şeker ifadelerle gülücük posasına dönüştürecek kadar MODERN değilim. Cahilliğime verin(!)

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Sonbahar…

Yazan: admin Eylül 13, 2009

Yine son bahar geldi dayandi kapımıza

Bak işte bir yaprak daha düşdü dalından

Döne döne usulca toprağın üzerine

Tabiyat uykuya hazırlanıyor sanki

Seher vakdi kuşlar da ötmez oldu

Sonbahar biraz hüzünlü biraz da son gibi…

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Gereksiz Yazı

Yazan: admin Eylül 13, 2009

istanbul

Maziden kalma bir İstanbul hayali vardır. Üsküdar Vapuru’nun ayrı önemi vardır eski yapraklarda. Eski güzelliğini kaybetse de İstanbul, eski günlerine özlem vardır. . .

Bilirim sen de seversin yağmuru. . .Mutlaka eklersin düşüncelerine yağmurla birlikte İstanbul’u.Senin de gözlerinden yağmur damlaları süzülür bunu da bilirim. . .

Tüm hataları için tövbeleri ayyuka çıkan biri.

Şarkılardaki martıların önemi.

Belirtilmemiş saat.

Kalın çizgilerle çizilmiş ayrılık haritası.

Dile gelemeyen hayat hikayleri.

Ramazan, çok olmadan çık hayatımdan. . .

El açmış binlerce insan sokaklarda. Dualar gök yüzünü kaplamakta. Feride ”yağmacı”ların kulaklarını çınlatıyor.

Afet Koordinasyon Merkezinde düşüncelerime kimse kulak vermiyor.

Kulaklığımda Hozan Beşir. . .O da Feride’yi söylüyor. . .

Düşmesi beklenen yağmur damlaları.

Yüzlerce kamera şehri dikizliyor sinsice.

Ayamama, Dere yolu,Bağcılar, İkitelli.

Alıp beni götür buralardan Rüyalar Güzeli. . .

Ses yok, seda yok, belirti yok,

yok,yok,yok

yok,

y..

!

M.E / 13.09.200dokuz /

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Jülio İglesias

Yazan: admin Aralık 3, 2008

Yazı kategorisi: Uncategorized | 1 Yorum »

Hulyoo

Yazan: admin Kasım 26, 2008

alpacino

Münzevi bir duruş ile güne başlamışızdır.

Hayat her zamanki rutinliğiyle devam etmektedir.

Sayılar ve onun rakamları işaret etmektedir doğanın muazzam ihtişamına.

Gazeteye sarılmış bira şişesi eşlik eder düşüncelere.

Otobüste kendisine yer verilen bir bayanın dinlediği müzik kulaklara aşina olur.

Elektrik faturasını yatırmak için bekleyen kalabalıktan duyulur hayat serzenişleri.

Bir eşkiyadadır pompalı tüfek.

Anlamsızlaşıyor mu hayat yoksa ?

Conwerse marka ayakkabılar kadar ne zaman umursamaz olacağız ?

Antuan, Hulyo, Morales. . .

Neredeler ?

Namussuz bir puro mu içmeli yoksa sade bir sigara mı ?

Buğulu cam, ürkek ceylan ve kaçmak. . .

Zamansız binilen trenden mi kaynaklanıyor bunca buhran.

Metro istasyonlarındaki amatör sanatçılar neden bu kadar duygusal ?

Küçük çocukların tartıları neyi tartıyor sizce ?

Ah hulyoooo.

Al pacino oluyorum, Jülio İglesias dinliyorum.

Oslo sokaklarında bisiklete biniyorum. Ecevit şapkasını takmayı unutmuyorum.

Hayatı da takmıyorum.

Esrarengiz bayanların yemek tariflerinden yola çıkıyorum.

Mutlu çiftleri izliyorum, aşık oluyorum.

Oslo sokaklarında bisiklete biniyorum.

Namussuz bir Küba Purosu satın alıyorum.

Ve sayısız ziyaret.

İki ağaç.

Altı  çocuk.

Bilinmeyen bir yer. Çözülemeyen denklem.

Yazı kategorisi: Uncategorized | 1 Yorum »