Şıpsevdi
Yazan: admin Haziran 20, 2009

Şıpsevdi sakızlarını bilir misniz? Eskiden çok vardı.şimdi çeşitleri çıktı drajelerin..bizim köyün bakkalında sadece ondan olurdu.bizim köyün bakkalında her şey vadı.:) Migros, carrefour,filan da kimmiş bizim bakkalımız yanında.Bu arada ben hayatımda hiç migrosa ve carrefour’a gitmedim:) ne büyük eksiklik de mi:) Halis amcamız vardı bir tane.Onun da köyde bir bakkalı vardı.Tabi ki bir bakkalı olacak, köy yerinde bakkallar zinciri olacak değil ya:)Her gidişimde aldığım balonları zevkle patlatışlarımı iyi hatırlıyorum.Kaymaklı yoğurtlar,horoz şekerleri ve gofretler.Birde şekersiz sakız vardı bakkalımızda.Unutuyordum halleyler ve çokoprens’lerimizde vardııı.Her güne bir tane:) En çok şıpsevdileri severdim ben.İçinden küçük küçük yazılar çıkardı.Bazısı güzel, bazısı saçma:);”Aşk, sevdiğine eşlik etmektir.Aşk, onunla yemek yemektir.”v.s. çocuk aklımla ne demek isiyorlar bunlar böyle diye düşünürdüm.”İki cümleyi bir aya getirip anlamlı birşey yaptıklarını sanıyorlar” derdim.
Aşk’ı büyükler rezil ediyormuş onu da büyüyünce anladık velhasıl..”Evvelkiler aşkı aşka kattılar, dünkülerde aşkı başka tattılar.Bugün şehvetine esir olanlar, Aşkı tutup uçurumdan attılar”Allah kimseye kaldıramayacağı aşk ızdırabı vermesin ama, bence aşk tabiki çok yüce bir olgu, ve adı dünyevi sevgilerle anılmayı hak etmeyecek kadar anlaşılmaz..günümüzde dünyevi sevgilerle aşkın adı yeterince küçültülmüş.bir gün onu bende kendi ellerimle küçültmek istemem bunları söylerken..
Yani kusura bakmayın ama sayın Şıpsevdi a.ş. malikleri ben sözlerimi dostluğa uyarlayıp, bunun üzerine bir şeyler söylemek istiyorum.Sizin aşkı tanımladığınız binlerce sözcüğün üzerine:
……..
“Aşk, istanbulda mehteran dinlerken, dostunu arayıp ona da dinletmektir…”
“Aşk, onsuz sevinçlerini eksik görmektir.”
Aşk, neye sevinirse dostunu da hatırlamaktır.”
“Aşk, gece iki yüz kişiyle teheccüde kalkınca onca insanın arasında yanında olmayan dostunu hatırlayıp Rabbini andığı o saatlere dostunu da duasıyla davet etmektir..”
“Aşk, dostunu Hata yaptığında uyarmak , ona gerekirse manen de kalkan olmaktır.”
“Aşk, kendini kalabalığın içinde yalnız hissettiğinde, bulduğu alelade bir kağıda:) dostuna içini dökmek ve onu öylece postaya vermektir..”
“Aşk, dostu onu hatırlayıp aradığında ona “şıpsevdi” başlığı altında yazılar yazmaktır..”(vay bee kendimizi de hiç unutmayıp ne iltifat ettik ama:)
“Aşk, yıllarca köye gittiği halde köyden yıldızların daha çok ve net göründüklerini bir dost vesilesiyle öğrenip dikkat etmektir..”
“Aşk”ın tarifi üç sözdür heman:”hamdım” “piştim” ve “yandım” el aman:)”
Sözün özü Aşk:”Yaradandan ötürü yaradılanı da sevmektir.”
Cümle “Aşk”lar gıdasını aslolan ilahi “Aşk”tan alır.
Cümle “Aşk”lar “ilahi Aşk”ın mecazi aşklarda yansımasıyla otlanırlarken, “Aşk”ın kendisinin fakına bile varamaz..
Cümle kendini “Aşık” zannedenler, ilahi “Aşk”tan zerre nasipleri olsa kendilerine şaşar; “neyin peşinde koşuyormuşuz biz” derler.”Okyanuslar dururken küçücük harkların peşinden koşmak ta nasıl bir gaflettir “derler.”Gözümüzü kör eden ne ki?” deyip tefekkür eder, “Aşk”ın zerresini tadan ilahi aşk sakinleri..Cemal Safi’nin “Tek hece” şiirini işte o zaman anlamaya vakıf olurlar…
………….
……
…
Bu arada bugün eve dönerken cebimdeki son elli lirayla bir şıpsevdi almıştım.tabi şu anda tüm hasretimizle birbirimize nazar edip duruyoruz.dişimdeki geçici kalıbı sevgili doktorum ne zaman çıkartırsa hakkından gelicem şıpsevdimin:)
“Aşk, artan paranın üstüyle bir şıpsevdi almaktır.”
Heh işte aynen böyle oluyordu şıpsevdi sakızlarındaki aşka dair laforizmalar
Aman Allah’ım bu nasıl bir yazı oldu böyle.biraz edebi( gibi) biraz mizahi,biraz yaşanmış, v.s. ama hakkaten samimiyetle yazdım.Nasıl mı? Yarım saattir kulağımda telefon, mehteran dinlerken:) Ya tamam,bir şey demiyorum da, saçmalayabilmek de marifet ister ama. :P
Tabiii yaa; “Aşk, bazen saçmalamaktır
Seyyahca.wrdprss.com
siluet demiş
çok güzel
)
serverbedi demiş
hocam siz böyle konulara girermiydiniz ya helal