” 5 papel ”

Hayatı 5 papel’e satın almışız. . .

02 Sep 2008 için Arşiv

Eduardo Pisuvardo

Yazan: admin Eylül 2, 2008

 

Ne bahtım yeşerir, ne halden anlayan bulunur, ahh aklımdan ölüm geçer. . .

Rutin bir günün akşamında bindiğiniz taksici ”hakiki deli” çıkarsa ne yaparsınız ?

Taksiden inmeyi düşünürsünüz ? Yoksa camdan atlamayı mı ? Veya bu ”hakiki deli” taksiciyle kalmayı tercih etmek. . .

Zoraki taksiciyle kalmayı tercih ediyorum. . .

Gri takım elibiseli, seyrek bıyıklı, kaliteli bir saat taşıyan, rüzgar ile delice savrulan saçları ve mavi gözleri. . .

İsmini soruyorum ;

-Eduardo

Soy ismini soruyorum biraz tebessüm, biraz tedirginlik ;

- Pisuvardo

Ve taksi gitmek isteğiniz istikametin tam tersine yönelmiş. . .

Kısmen çaresizsiniz. Eduardo ile konuşmak zorundasınız.

- Hiç aşık oldun mu ?

Eduardo : Yorum yok ( kızgın bir sesle )

- Peki sevdiğin biri var mı ?

Eduardo :  ( biraz kısık bir sesle ) Maalesef !

- Peki müsait bir yerde inebilir miyim ? ( Otoyolda söylüyorum )

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Zoraki Yazılar | 1 Yorum »

Paradoks

Yazan: admin Eylül 2, 2008

Neredesin bilmiyorum!

Tarih ikibinfalanfilan

Duvarlara asılan, fotokopiyle çoğaltılmış kayıp aranıyor ilanları kadar net olabilir misin? Bu konuda da bir fikrim yok.

Anlatacaklarım var.

Anlatmak istediklerim yani.

Nefesini hissettiğim şehirler yani… Golyadkin’den de bahsetmek isterdim.

Ama onların yerine mevduat hesapları, kredi tabloları, ekstreler, vadeler, tahvil bonoları, diplomalar, balolar, eşsiz davetiyeler, devlet resmiyeti…

Delirmemize neden olacak, sebebimiz olacak, yüzümüzü siyahlaştıran onlarca şey çıkıyor dudaklarım arasından.

Biliyorum… Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Şemsipaşapasajısakini | 1 Yorum »

Eh be İstanbul!..

Yazan: admin Eylül 2, 2008

 

Fatih Express’i ile kaldığı yerden…

Kaç zaman olmuştu mirim sesini dinlemeyeli?

Sesin dururken, sitayişini işitme yordu ziyadesiyle kulağımı, arif diyorum çoktandır sensiz/sessiz geçen/geçinen yürecime… Hakkın mı bre! Hakkım değil elbet, lakin dinle bir… Ufaktan ray tıngırtısı, ortadan ihya olmuş kapı gıcırtısı, büyükten “yazıyor!” deyi bağıran gazete çırağı…

Kompartımansız trenler kalmadıysa da, birinci sınıf âlâ bir vagonda yol alacağım aziz yurduna… Kurulmuşken tek kişilik koltuğuma, iki önümde bebeği hıçkıran teyzenin utangaçlığı keyif oluyor vallahi, üç kuruşluk kahveye üç lira verirken dudaklarımda tebessüm… Kaçırırım korkusu ile kaçıklara mahsus bir erken binmişlik; akşam köyde, sabah şehirde soluklanacak yenilenmiş ekspresse. Nihayet bir düdük, saadetin bu kadarı yeter mi dersin? İnsem, bir ıslıkla üfürsem adının geçtiği şarkıları… yok yok şarkılar nakaratsız hiç bırakılır mı?..

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Denemeler | » yorum bırak;

”İstanbul…”Rüyalarımda gerçek,hayatımda efsane

Yazan: admin Eylül 2, 2008

-26.07.2007-

İstanbul…

  Benim efsane şehrim…

  Fehedilecek diye asırlar öncesinden  Habib’in müjdelediği şehir:

   “Istanbul mutlak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır. onu fetheden asker ne güzel askerdir. “  müjdesine nail  komutan benim oğlum olsun ,verilen kutlu müjdeyi  o  tahakkuk ettirsin diye dua eden alimler, belki ben fethederim diye yola çıkmış ama fetih nasip olmamış sahabe efendilerimiz…Daha kimler, kimler, İstanbul için,o kutlu müjde için Allah rızasına dayalı bi istekle böyle çaba sarfetmişler maddi, manevi…
  Küçükken benim için ulaşılmaz bir yerdi İstanbul….Herkes bahsederdi İstanbul’a gittim şöyle böyle v.s. niye herkesin illede istanbu’la bi alakası var, herkes niye oraya gidiyor diye düşünürdüm…Meğer milletin işi gücü varmış İstanbul sanayisi zengin bir şehirmiş, iş imkanı varmış o yüzdenmiş bu talepler.Herkes anlayamamış o şehri..Güzel bi şehir diye izlemekten öteye geçememişler.Dünya derdi onlarıda soyutlamış istanbul’un bazı güzelliklerinden..(Benim onlardan duyduğum buydu …)

    Sonra gün geldi benim rüyam oldu  İstanbul…

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Denemeler | » yorum bırak;